google.com, pub-8298445685675651, DIRECT, f08c47fec0942fa0
 Yaşar KABA

Yaşar KABA

[email protected]

ASIL HEDEF NE?

29 Haziran 2026 - 19:34

Bir Vatandaşın Düşündürdüğü Sorular

Türkiye Cumhuriyeti, işgal altındaki bir coğrafyada, millet egemenliğine dayanan bir devlet olarak kuruldu.

23 Nisan 1920'de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi, sadece yeni bir meclis değil; egemenliğin saraydan millete geçtiğinin ilanıydı.

Bu yeni devletin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet'i yalnızca bir yönetim biçimi olarak görmedi. Onun siyasal hayatta yaşayabilmesi için kurumsal yapılara da ihtiyaç olduğuna inanıyordu. Bu nedenle Cumhuriyet Halk Partisi'ni Cumhuriyet'in temel kurumlarından biri olarak değerlendirdi. Atatürk'e atfedilen şu söz, bu bakış açısını özetler:

"Benim iki büyük eserim vardır: Biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi."

Aradan geçen yüzyıla rağmen bugün yaşanan gelişmeler, bir vatandaş olarak şu soruları sormama neden oluyor:

Cumhuriyet'i kuran partinin geleceği neden bu kadar tartışmalı hale geldi?

Bir siyasi partinin iç tartışmaları, hukuk devleti ilkeleri içinde mi çözülüyor; yoksa yargı süreçleri siyasetin merkezine mi taşınıyor?

Demokrasilerde siyasi rekabetin asıl yeri sandık değil midir?

Bu sorular, yalnızca bir partiyi ilgilendirmiyor.

Çünkü mesele, bir siyasi partinin ötesinde, Cumhuriyet'in kurduğu demokratik düzenin nasıl işleyeceğidir.

Hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı, Meclis'in saygınlığı ve millet iradesi; Cumhuriyet'in temel direkleridir. Bu direkler zayıfladığında, tartışma yalnızca siyasi partiler arasında kalmaz; bütün toplum etkilenir.

Bu nedenle şu soruyu sormak, her vatandaşın hakkıdır:

Cumhuriyet'in temel kurumlarının güçlenmesi mi hedefleniyor, yoksa zayıflaması mı?

Bu sorunun cevabını hukuk, demokrasi ve millet iradesine bağlılık içinde aramak hepimizin ortak sorumluluğudur.

Çünkü Cumhuriyet, yalnızca geçmişten kalan bir miras değildir.

Cumhuriyet, gelecek kuşaklara emanet edilen ortak değerimizdir.

ASIL HEDEF NE?

Cumhuriyet'in Kurucu İradesi mi Tartışılıyor?

CUMHURİYET'İN İKİNCİ ESERİ

"Bir vatandaşın hukuk, demokrasi ve Cumhuriyet üzerine düşünceleri."

Cumhuriyet kolay kurulmadı.

İşgal altındaki bir ülkede, saltanatın ve hanedan yönetiminin yerine millet egemenliğini koymak, yalnızca bir askerî zafer değil; aynı zamanda büyük bir siyasal devrimdi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla birlikte karar verme yetkisi saraydan millete geçti.

Cumhuriyet'in en büyük gücü de buradan doğdu.

Mustafa Kemal Atatürk'e atfedilen "Benim iki büyük eserim vardır: Biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi." sözü, yalnızca bir partiye verilen önemi değil; Cumhuriyet'in siyasal hayatında kurumların rolüne ilişkin bir anlayışı da yansıtır.

Bugün yaşanan gelişmeler karşısında bir vatandaş olarak şu soruyu sormadan edemiyorum:

Tartışılan yalnızca bir siyasi parti midir, yoksa Cumhuriyet'in kurumsal mirası da bu tartışmaların bir parçası hâline mi geliyor?

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum