Bizim memlekette Amerikacılık renksiz, kokusuz bir şeydir.
Can pazarı 70'lerin "en antiamerikancı" bilineni Perinçek'in gazetesinin Tercüman tesislerinde basıldığını hatırlayanlar vardır burada...Basım ücretinin bizzat ABD elçiliği tarafından nakit ödendiğini Ilıcak'tan duyan kulak da bende var.
Memleketi kan gölüne çeviren komünist tedhiş örgütlerinin -belki- birkaçı dışındakilerin ABD ve Avrupa ülkelerince manipüle edildiğine dair ipuçları/tespitler de Gün Zileli'nin anlatılarında, kitabında duruyor.
Sorun biraz da Amerikan karşıtlığının, Amerika'nın Türkiye ve Ortadoğu'da ne yapmaya çalıştığını anlamaya çalışmak yerine; kişi ve kuruluşlara bağlamak eşiğinde oyalanması...Ki; Amerikalılar bu aymazlıktan da hep fayda sağlamıştır!
Amerika ve/veya Trump'ın programı netleşmiş halbuki; Ulus Devletin, Türk kimliğinin sulandırıldığı, laikliğin yerini yumuşak geçişle teokratik tek adam rejiminin aldığı "Anadolu"...Monarkı Erdoğan olan monarşi!
Karşısında gelişen toplumsal ve siyasi muhalefeti de bu yüzden bizzat Trump'ın onayıyla/desteğiyle eziyor Erdoğan.
Bu üçlüyü geçmişleri değil; bugün BOP ve ABD/Trump'a karşı aldıkları tutum biraraya getiriyor...Laik, Üniter Ulus Devlet savunusu hizalandırıyor.
Ümit Özdağ ve Özgür Özel'in gün içindeki birlik beyanlarının ardından, Müsavat Dervişoğlu'nun milyonların huzurunda yaptığı "Bütünleşik Muhalefet" çağrısı çok önemlidir.
Bu değerli bir hizalanma...Bu üçlü güçlü olabilmeli.
Geri zekalıya izahat lisanen kabahat oluyor...Anlayan anlatacağız.


FACEBOOK YORUMLAR