YANGINLAR EKONOMİK VAROLUŞ NEDENİ OLDU

2025 yılı, Türkiye hafızasına sadece bir doğal afet yılı olarak değil, ekonomik ve sosyal dengeleri sarsan büyük bir "yangın yılı" olarak kazındı. Otellerden sanayi tesislerine, ormanlardan dev depolara kadar uzanan geniş bir yelpazede meydana gelen yangınlar; 100’den fazla can kaybına, binlerce insanın yerinden edilmesine ve milyarlarca liralık ekonomik yıkıma yol açtı.

YANGINLAR EKONOMİK VAROLUŞ NEDENİ OLDU
19 Ocak 2026 - 17:20

Geçen yılın en sarsıcı faciası, 21 Ocak 2025’te Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de yaşandı. Yarıyıl tatili sırasında çıkan yangında 36’sı çocuk olmak üzere 78 kişi hayatını kaybetti, 137 kişi yaralandı. Bu olay, yangın güvenliği konusundaki denetim zafiyetlerini tüm ülkeye acı biçimde gösterdi.

Yaz aylarında felaket ormanlık alanlara ve sanayi bölgelerine yayıldı:

24–26 Haziran’da İzmir Aliağa merkezli başlayan ve çok sayıda ile yayılan büyük yangınlarda 17 kişi yaşamını yitirdi, 50 binden fazla kişi tahliye edildi.

23 Temmuz’da Eskişehir Seyitgazi’de yangına müdahale eden 5 orman işçisi ve 5 AKUT gönüllüsü, rüzgârın ani yön değiştirmesiyle alevlerin arasında kalarak hayatını kaybetti.

8 Kasım’da Kocaeli Dilovası’nda ruhsatsız bir parfüm fabrikasında meydana gelen patlama ve yangında, 3’ü çocuk 7 işçi yanarak can verdi. Bu olay, sanayi bölgelerindeki kayıt dışılık ve denetimsizlik riskini bir kez daha gözler önüne serdi.

Rakamlarla 2025 Yangın Tablosu:

Resmi verilere göre 2025 yılında Türkiye genelinde toplam 6.800 yangın meydana geldi. Bunların:

  • 3.216’sı orman yangını,
  • 4.273’ü fabrika, depo ve ticari yapıları kapsayan orman dışı alan yangını oldu.

Sadece Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nde yıl boyunca 116 fabrika yangınına müdahale edildi.

Ekonomik Yıkım: "Buzdağının Sadece Görünen Kısmı"

Yangınların maliyeti korkutucu boyutlara ulaştı. Sigorta verilerine göre, 2025’in ilk 9 ayında sadece yangın branşında 26,8 milyar TL brüt hasar ödemesi yapıldı. Sanayi tesislerindeki doğrudan zarar 7,7 milyar TL’yi aşarken, İzmir’deki toplam maddi kaybın 11,1 milyar TL’nin üzerinde olduğu tahmin ediliyor.

Endüstriyel yangın uzmanı Anıl Yamaner, bu rakamların gerçeği tam yansıtmadığını belirterek; sigortasız varlıklar, üretim durması (iş durması), tedarik zinciri kopuşları ve çevresel rehabilitasyon maliyetleri de eklendiğinde gerçek kaybın en az 2-3 kat daha yüksek olduğunu ifade etti.

Mevzuatta Kritik Dönemeç: 31 Mayıs 2026 Son Fırsat

Kartalkaya faciasının ardından 1 Temmuz 2025’te yürürlüğe giren yeni Yangın Yönetmeliği, tüm işletmelere sistemlerini modernize etme zorunluluğu getirmişti. Malzeme temini ve teknik süreçlerdeki yoğunluk nedeniyle 31 Aralık 2025 olan son uyum tarihi, 31 Mayıs 2026’ya kadar uzatıldı.

Yetkililer bunun bir "erteleme" değil, son bir fırsat olduğunu; bu tarihten sonra eksiklerini gidermeyen işletmelerin ruhsatlarının iptal edileceğini ve mühürleme işlemlerinin başlayacağını duyurdu. Yamaner ise bu sürenin bir daha uzatılmaması gerektiğini savunarak, "Taviz verildiği sürece yaptırımların bir anlamı kalmaz. Yeni facialar yaşamadan kurallara tam uyum sağlanmalı" dedi.

Yeni Tehdit: Lityum-İyon Piller

Geleceğin risklerine de değinen Yamaner, elektrifikasyon ve lityum-iyon pil teknolojisinin yeni bir tehlike alanı oluşturduğunu belirtti. Anıl Yamaner’e göre, özellikle lityum-iyon pillerin yaygınlaşması yangın riskine yeni bir boyut kazandırdı. Elektrikli araçlar, enerji depolama sistemleri ve taşınabilir bataryalar, yeterli mevzuat ve özel söndürme standartları oluşturulmadığı takdirde ciddi tehditler barındırıyor. Yamaner ‘’Bu alanda henüz yeterli standart ve eğitim yok. Gerekli düzenlemeler yapılmazsa yeni tip felaketlerle karşılaşmamız kaçınılmaz,” dedi.

Anıl Yamaner ‘’ 2025 verileri yangın güvenliğinin artık bir tercih değil, şirketlerin ve ülke ekonomisinin operasyonel sürekliliği için hayati bir varoluş meselesi olduğunu bize kanıtlıyor. O yüzden ülkemizde endüstriyel yangınlarla mücadele konusunda daha fazla farkındalık oluşmalı’’ diye konuştu.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum