google.com, pub-8298445685675651, DIRECT, f08c47fec0942fa0

TDKF DERNEĞİ'NİN İFTAR PROGRAMINA İŞ DÜNYASINDAN YOĞUN KATILIM

Türkiye ekonomisinin kalkınması ve ilerlemesi için pratik çözüm önerileri ile bu yılki geleneksel iftarını yoğun bir katılım ile açtı. TDKF Derneği’nin Geleneksel 2.’nci İftarı, İTÜ Maçka Oteli Havuzbaşı Restoran’da 5 Mart tarihinde yapıldı.

TDKF DERNEĞİ'NİN İFTAR PROGRAMINA İŞ DÜNYASINDAN YOĞUN KATILIM
18 Mart 2026 - 17:01



Eski Devlet Bakanı ve TDKF Derneği Kurucu Başkanı Kürşad Tüzmen ve Progroup Yönetim Kurulu Başkanı ve TDKF Derneği İcra Kurulu Başkanı Dr. Salim Çam’ın ev sahipliğinde düzenlenen iftara, İstanbul Vali Yardımcısı Ünal Kılıçarslan, İTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İpek Akın Karadayı, TDKF üyesi olan iş insanları ve İTÜ
proje-teknoloji takımlarından öğrencilerin geniş katılımı gerçekleşti.

TDKF’nin geleneksel iftar programında, özellikle, öğrenciler için sağlanan imkanlar ve projelere yapılan destekler, onların hayallerini gerçeğe dönüştürme yolunda önemli bir kapıyı aralıyor. Eğitim ve teknoloji alanına verilen her bir desteğin, ülkemizin geleceğine yapılan stratejik bir yatırım olduğu her fırsatta dile getiriliyor.

TDKF iftar programı, gençlerin potansiyeline duyulan inancın güçlü mesajlar ile
ifade edildiği bir buluşma olarak kayıtlara geçiyor. TDKF Derneği üyesi iş insanları yaptıkları
konuşmalarda; “Bir sistem yukarıda değişiyorsa, bu konuda öğrencilerin bilgilendirilmesi de
önemlidir. İş insanları olarak, geleceğimiz olan gençler ile buluşarak, ihracatın önemi ve
ülkemizin ihracatının artması konusundaki farkındalığı her platformda gündeme taşıyoruz.”
diye belirtti.

Turquality, Türk şirketlerinin küresel marka olmasına ciddi katkılar sağlıyor
Bulunduğumuz coğrafyanın ateş çemberi altında olduğuna işaret eden TDKF Derneği Kurucu Başkanı Kürşad Tüzmen, bu süreçte Turquality’nin işletmelere büyük katkılar sağladığını ve sağlamaya devam edeceğini belirtti.

Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yılın Turquality çalışmaları açısından başarılı bir yıl olacağını
kaydeden Kürşad Tüzmen, şunları söyledi:

“2025 yılı Turquality programı açısından önemli gelişmelerin yaşandığı başarılı bir yıl oldu.
Programın hem sektörler, hem de firmalar olarak kapsamı genişledi ve farklı sektörlerden
birçok firma bu desteklerden yararlanmaya başladı. Aslında buradaki temel amaç çok net
olarak, Türk firmalarının dünya çapında güçlü markalar haline gelmesini sağlamaktır.
Turquality programı kesintisiz devam ettiğinde, Türk şirketlerinin “küresel marka” olmasına
ciddi katkılar sağlamaktadır. Bulunduğumuz coğrafya bugünlerde ateş çemberi altında ve
gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Nitekim pandemi, deprem, savaş gibi olumsuzluk altında da olsak, kısaca şartlar ne olursa olsun, ihracat ve markalaşma hedeflerimize devam edeceğiz. Bu yıl da Turquality programının daha güçlü şekilde ilerlemesi için, her platformda ülkemiz ihracatına ve işletmelerin markalaşmasına katkılarını anlatmayı sürdüreceğiz. Turquality standartlarını yakalayan firmalar, bugünden süreçlerini hazırlarlar ise, bu krizler geride kaldığında, dünya pazarlarında çok daha hızlı ve güçlü adımlarla ilk olarak en önde ilerleyeceklerdir. Turquality, işletmeler açısından gerçekten stratejik bir araçtır ve hangi sektörün, hangi şirketin, hangi yurtdışı pazarlarda nasıl yer edineceğine dair doğru ihracat stratejilerinin belirlenmesi sağlanırken, kilogram başına ihracatı da 10 kat artırmaktadır. Bilindiği üzere, ülkemizin kilogram başına ihracatı ortalama 1.5 dolar civarında iken, Turquality kapsamındaki işletmelerin kilogram başına ihracatı ortalama 12 dolar civarında olmaktadır. Kısaca, coğrafyamızda ve dünyada şartlar ne olursa olsun, daima ülkemiz ve şirketlerimiz için fırsatlar hep olacaktır ve burada önemli olan daha planlı, daha hızlı ve özellikle de proaktif bir ihracat politikası hedeflere ulaşmaya Turquality ciddi katkılar sağlamaya devam edecektir.  B2B (Business-to-Business), işletmelerin diğer işletmelere ürün veya hizmet sattığı bir modeldir. B2C (Business-to-Consumer), işletmelerin doğrudan son tüketiciye satış yaptığı bir modeldir. TDKF’nin üzerinde çalıştığı B2S (Business-to-Student) ise, üniversite sanayi iş birliği kapsamında iş dünyası ile öğrencilerin iş birliği içinde olduğu bir modeldir."


İftar programına ilişkin TDKF Derneği İcra Kurulu Başkanı Dr. Salim Çam da, şöyle konuştu:

“TDKF Derneği olarak, ana misyonumuz, üniversite-sanayi iş birliğini sağlamak ve öğrenciler ile sanayicileri buluşturmaktır. Bu iş birliği ile öğrencilerin projelerini destekliyoruz ve ayrıca Ar-Ge ve ihracat odaklı projelerde gençlerin Nobel’e aday olabilecek çalışmalara yönelmesini de hedefliyoruz. TDKF Derneği olarak bizim, diğer derneklerden ayrıldığımız noktalardan birisi de, bugüne kadar onlarca bilgiler ve mevzuatlar yazıldı. Biz dernek olarak bu yazılanların ötesine geçerek, eyleme dönük ve sürdürülebilir çalışmalarla Türkiye’ye katma değerli çalışmalar kazandırmayı ve özellikle de ihracatını artırmayı hedefliyoruz. Turquality ve Greenquality sistemleri, şirketlerin ihracat kapasitesini artıran, işletmeleri eğitim ve planlı olmaları konusunda sürekli antremanda tutan araçlardır. Ülkemizin ihracatı kilogram başına 1,5 dolar iken, Turquality sayesinde kilogram başına ihracatı 12 dolara çıkabilmektedir. Turquality destekleri, faaliyet ve marka karlılığını artırarak, şirketlerin krizlere karşı dayanıklılığını da güçlendirmektedir. Ayrıca, bilindiği üzere B2B (Business-to-Business) ve B2C (Business-to-Consumer) modelleri iş hayatında bulunuyor. Dernek olarak biz buna, B2S (Business-to-Student) modelini de ekledik ve öğrencilerin projelerini sanayi ile eşleştirerek somut destekler sağlamayı sürdüreceğiz. Bu çalışmalar; bilim, sanat, kültür ve çevre bilincini güçlendirerek ülkemizin marka değerine katkılar sunacaktır. Nitekim, yatırımların sürdürülebilir şekilde yönetilmesi, hem bireysel hem toplumsal refahı artırmaktadır ve gençlerin potansiyelini maksimize etmektedir. Ayrıca hedefimiz, sadece finansal kazanç değil, aynı zamanda insanlarımızın yaşam kalitesi ve konforunu artırmak olmalıdır. Kısaca, TDKF olarak, sorumluluğumuz altında olan her projede cesaretle adım atıyor ve eyleme dönük stratejiler geliştiriyoruz. Sonuç olarak dernek ve şirketlerin iş birliği, eğitim ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlar, ülkemizin ekonomik ve kültürel kalkınmasına doğrudan katkılar sağlamaya devam edecektir.” 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum