google.com, pub-8298445685675651, DIRECT, f08c47fec0942fa0

"LİSANSLI DEPOCULUK KAPASİTESİNİN 18 MİLYON TONA ÇIKMASINI BEKLİYORUZ"

"LİSANSLI DEPOCULUK KAPASİTESİNİN 18 MİLYON TONA ÇIKMASINI BEKLİYORUZ"
31 Mart 2026 - 17:49
Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) Genel Müdürü Ali Kırali, 2025’te 9,9 milyon ton işlem hacmine ulaştıklarını belirterek, "2026’da 12 milyon tonluk öngörümüz var. İlk 3 ayda da yaklaşık 2,2 milyon ton gerçekleşti” dedi.

Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) tarafından düzenlenen tarım piyasasında 2025 yılı gerçekleşmeleri ve 2026 yılı beklentilerinin değerlendirildiği toplantı TÜRİB Genel Müdürü Ali Kırali, TÜRİB Genel Müdür Yardımcısı Necla Küçükçolak ve EGD Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Arslan’ın katılımıyla gerçekleştirildi.

Toplantıda konuşan Kırali, ana faaliyetlerinin Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) ticareti ve bunlara dayalı vadeli işlem sözleşmelerinin ticareti olduğunu vurguladı. Arpa, buğday ve mısırın işlem hacimlerinin yüzde 95’ini oluşturduğunu ifade eden Ali Kırali, diğer ürünlerin de paylarını zaman içinde artırmayı hedeflediklerini dile getirdi.

Kırali, yalnızca lisanslı depolardaki ürünlerin ticaretinin TÜRİB’de yapıldığına işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Burada çok ciddi bir büyüme kaydedildi. İlk lisanslı depo 2011’de açıldı, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB) ortaklığında. Verilen teşviklerle sistem çok hızlı bir şekilde büyüdü. 2019’da işlemlere başladığımızda lisanslı depoculuk depolama kapasitesi 4 milyon tondu. 6,5 yıl içinde 4 milyon tondan 14,2 milyon tona geldik. Ülkenin hububat kapasitesi yıllık yaklaşık 35-40 milyon ton arası gerçekleşiyor. Türkiye’deki hububat rekoltesinin yüzde 40’ına yakını lisanslı depolarda depolanabiliyor."

Lisanslı depoculuk kapasitesinin orta vadede 18 milyon tona çıkmasını beklediklerini vurgulayıp, uzun vadede de lisans için başvurmuş 25 milyon tonluk kapasite olduğuna da değinen Kırali, aracı kurumlarla beraber 270 bin yatırımcı olduğunu ve  karşılıklı alım satımlarla fiyatların belirlendiğini söyledi.

7 yılda 402 milyar liralık işlem hacmi oluştuğunu belirten Kırali,“tonaja baktığımızda 60 milyon ton işlem tutarına ulaştığımızı görüyoruz. 1,5 milyonu aşkın ELÜS alım satım işlemi borsamızda gerçekleşti. İşlemlerin yüzde 55’i buğday, yüzde 34’ü mısır, yüzde 7’si de arpa. Kalan yüzde 4’ün de yarısı ayçiçeği. Geri kalan yaklaşık 16 ürün yüzde 2’lik işlem payına sahip. Bu yüzde 2’yi genişletmeyi amaçlıyoruz"diye konuştu.

Kırali, 350’yi aşkın lokasyonda 263 lisanslı depo olduğu bilgisini vererek, 7 Ürün Piyasası Aracı Kurumumuz (ÜPAK), 11 takas merkezi, 108 adet de ticaret borsası var. Borsamızın uluslararası işbirlikleri de bulunuyor” dedi.


Projelere değinen Kırali, TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası Projesini yılın ikinci yarısında devreye almayı hedeflediklerini söyledi. Teverruk Piyasası Projesi’;ne yönelik çalışmaların sürdüğünü aktaran Kırali, şu ifadeleri kullandı:

“Ülkemizdeki katılım bankaları birbirlerini fonladıklarında bu ticareti maalesef Londra Metal Borsası ve Malezya’daki palm yağı borsasında yapıyorlar. Çünkü ülkemizde bugüne kadar bu altyapı yoktu. Bu piyasanın altyapısını hazırladık ama bazı vergisel sorunlar var. Bunların çözümü için Hazine ve Maliye Bakanlığımızla da yakından çalışıyoruz. Bunların çözülmesiyle birlikte bu yıl içerisinde devreye alıp hem Türkiye’deki katılım bankalarının hem dünyadaki İslami bankaların bankalar arası fonlamayı yaptıkları bir merkez haline Türkiye’yi, TÜRİB’i getirmek istiyoruz.”

İklim krizi, savaşlar ve salgınların yaşandığını ve gıda güvenliğinin günbegün herşeyden önemli hale geldiğini belirten Kırali, “İklim krizi uzun bir süre bizimle olmaya devam edecek. Üretilen ürün artık altın değerinde. Tarlada binbir güçlükte yapılan bir üretimin depodaki fireyle kaybolmaması lazım. Bunun için de çok iyi depoculuk çözümleri gerekiyor. Lisanslı depolar, Ticaret Bakanlığı tarafından denetlenen, çifte sigortanın olduğu güvenli yapılar. TÜRİB tarım ürünlerinde adil fiyatın oluşmasında önemli bir role sahip” diye konuştu.

Gazetecilerin sorularını da  yanıtlayan Ali Kırali, Hürmüz Boğazı ile ilgili bir soru üzerine, "tarım piyasasını çeşitli yönlerden etkiliyor. En başta da gübre ve mazotta iki yönlü bir etkisi olma ihtimali var. Bütün bu etkenlerin sonucunu TÜRİB’de fiyat olarak görüyoruz. Bizdeki fiyatları yukarıya itme ihtimali tabii ki bu gelişmelerin güçlü. Biz her zaman tarımda müdahalenin ya da sübvansiyonun fiyatlar üzerinden değil, girdiler üzerinden yapılmasını savunan bir kurumuz. Hem mazot hem gübre girdisinde yapılabilecek müdahaleler, çiftçinin bu girdilerinin sübvanse edilmesi Hürmüz Boğazı’ndaki kriz nedeni ortaya çıkabilecek, fiyata yansıyacak etkileri çok yumuşatacaktır”dedi.

Kırali, işlem hacimlerinin potansiyeli konusunda yöneltilen bir soruyu da  şöyle cevaplandırdı.

“İşlem hacimlerinde bereketli bir şubat, mart oldu. Burada TMO’nun normal seansta tahtaya gelip yaptığı satışların etkisi büyük. Ama depolar zaten dolu. Gerçekten çok iyi bir sezon geliyor. Yağışlardan bunu görüyoruz. Geçen yıl son anda maalesef zirai don olmuştu ama bu yıl o dönemi de atlatıyoruz. Yağışlar mükemmel gitti, ekiliş sırasında da kış mevsiminde de şu anda da mart, nisan yağışları çok iyi gidiyor. O nedenle de yine çok bereketli bir sezon geliyor. Ben Türkiye’nin (ABD/İsrail-İran) savaş anlamında kısa ve orta vadede herhangi bir sıkıntıya gireceğini düşünmüyorum. Kendi üretimimiz bize yetecek, böyle gözüküyor."

Kırali, zirai donun tarımı çok etkilediğini de belirterek; "buğday, arpa, mısır biraz daha dayanıklı. 2024’te işlem hacmi 7,4 milyon tondu. 2025’te 9,9 milyon ton oldu. 2026’da 12 milyon tonluk öngörümüz var. İlk 3 ayda da yaklaşık 2,2 milyon ton gerçekleşti. İşlem hacminin çoğu yaz mevsiminde oluyor”diye konuştu.


 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum