DOÇ.DR.SAYGILI:"MODA SADECE KIYAFET DEĞİL,TOPLUMUN AYNASIDIR"
Ekonomik belirsizlikler, savaşlar, pandemiler ve toplumsal çalkantılar… Kriz dönemleri yalnızca piyasaları değil, insan psikolojisini ve buna paralel olarak modayı da kökten değiştiriyor. Doç. Dr. Başak Boğday Saygılı’ya göre moda, bu dönemlerde estetikten çok daha fazlası: bir savunma mekanizmasıdır.
08 Ocak 2026 - 16:31
Moda, çoğu zaman vitrinlerde gördüğümüz renklerden ve kesimlerden ibaret sanılıyor. Oysa Doç. Dr. Başak Boğday Saygılı’ya göre moda, ekonomi, politika,Zpsikoloji ve toplumsal ruh hâlinin birebir yansıması. Tıpkı finansta kullanılan trendanalizleri gibi, moda da geçmiş verilerden beslenerek geleceği öngörüyor.
“Kriz anlarında insanlar önce kendini korumak ister” diyen Doç. Dr. Başak Boğday
Saygılı, bu refleksin doğrudan kumaş seçimine, renklere ve siluetlere yansıdığını
vurguladı.
“Trendleri Değil, İnsan Davranışlarını Okuyoruz”
Tarihsel olarak bakıldığında, kriz dönemlerinde omuzların keskinleştiği, formların
daha maskülen ve koruyucu hâle geldiği görülüyor. Koyu renkler, zincirler, askeri
detaylar ve kalın dokular bu dönemlerin vazgeçilmezi oluyor. “İnsan bilinçaltı, kıyafetle kendine zırh yapar” diyen Doç. Dr. Saygılı, bunun kolektif bir refleks olduğunun altını çiziyor.
Rahatlık Bir Lüks Değil, Psikolojik İhtiyaç
Pandemi sonrası dönemde yükselen rahat kumaşlar ve konfor odaklı kalıplar, yalnızca bir trend değil; psikolojik bir ihtiyaç. Saygılı’ya göre insanlar belirsizlik karşısında bedenlerini rahatlatırken, zihinlerini de sakinleştirmeye çalışıyor.
2028 Planlanıyor, Moda İki Yıl Sonrasını Görür
Moda sektörünün sanıldığının aksine anlık heveslerle değil, uzun vadeli öngörülerle
şekillendiğini belirten Saygılı, bugün konuşulan renklerin ve kumaşların aslında iki yıl
sonrasının dünyasına göre belirlendiğini söylüyor:
“Ekonomi nereye gidiyor, politik atmosfer nasıl şekilleniyor, toplum ne
hissediyor? Bunların hepsi modanın ham maddesi.” Renkler Umut Satar, Kumaşlar Gerçeği Söyler. Kriz dönemlerinde vitrinlerde çoğu zaman “umut veren” renkler öne çıkar. Ancak
Doç. Dr. Saygılı, asıl gerçeğin kumaşlarda saklı olduğunu belirterek, “Parlak renkler psikolojiyi yükseltmek için sunulur ama satış verileri daha koyu, daha ağır ve daha dayanıklı kumaşların tercih edildiğini gösterir.” dedi.
Az Tüketim, Güçlü Seçim
Kriz, insanları sadeleşmeye zorlar. Bu dönemde alışveriş azalır; ancak yapılan
seçimler daha bilinçlidir. Zamansız parçalar, çok amaçlı giysiler ve uzun ömürlü
ürünler ön plana çıkar. “Krizde moda hızlanmaz, derinleşir” diyen Saygılı, bu yaklaşımın sürdürülebilirliğin de temelini oluşturduğunu ifade etti.
Moda Bir Terapidir
Doğru giyinmenin psikoloji üzerindeki etkisine dikkat çeken Doç. Dr. Saygılı,
modanın bir tür sessiz terapi olduğunu söylüyor:
“İnsan kontrol edemediği dünyada, kontrol edebildiği tek alan olan kendi görüntüsüne
tutunur.”
Doç. Dr. Başak Boğday Saygılı, kriz dönemlerinde modayı yalnızca ekonomik bir
sektör olarak değil; toplumun ruh hâlini okuyan güçlü bir psikolojik gösterge olarak ele
alıyor. Çünkü moda, zor zamanlarda bile insanın kendini ayakta tutma biçimidir. Moda Kurbanı Olmayın Herkesin bir tarzı olması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Saygılı, modayı sorgusuzca takip edenleri “moda kurbanı” olarak tanımlıyor:
“Bütçesini zorlayan, vücut yapısına, kariyerine ve psikolojisine uygun olmayan
kıyafetler giyen kişi modaya değil, tüketime hizmet eder.” Marka takıntısına da eleştirel yaklaşan Saygılı, “Gerçek stil markayla değil, bireysel değerle oluşur” diyerek özellikle gösterişli logo kullanımının kişisel stilin önüne geçmesine dikkat çekiyor.
Saygılı, modayı yalnızca tasarım değil; insanı, toplumu ve geleceği okuma sanatı
olarak ele alıyor. Onun yaklaşımında şıklık, pahalı olmak değil; bilinçli, zamansız ve
kendin olabilmek anlamına geliyor.
Doç. Dr. Başak Boğday Saygılı Hakkında: 2012 yılında Gazi Üniversitesi'nde doktorasını tamamladı. Pek çok devlet ve vakıf üniversitesinde çalıştı. 2001 yılında koleksiyon tasarımcısı olarak başladığı moda sektöründe, yüksek lisans ve doktora tezlerinin ardından moda sektörünü ve moda eğitimini birleştirici projeler yürütmektedir.
Yeni çıkan kitabı “Zamansız Giysiler, Yavaş Moda – Tarzın ‘Sen’ Hali” ile her an, her zaman zamansız giysilerle nasıl şıklık yaratılabileceğini keyifli bir anlatımla, hikâyeleştirerek kaleme almıştır. İlk kitabı olan “Erkekler İçin Stil ve İmaj” kitabında ise, daha çok erkek
okuyucuya hitap edecek şekilde, daha az ve öz anlatımla erkeklerin her alanda nasıl daha şık olabileceklerini yazmıştır. Yazmış olduğu pek çok akademik makale ve bildiri ile, 22 yıllık akademik kariyerinde modanın akademik alanına da pek çok katkıda bulunmaktadır.
Stilim isimli yeni yapay zekâ uygulaması ile de herkesin “Bugün ne giysem?” derdini sonlandıracak bir çözüm geliştirmiştir. Kullanıcıların hayatlarını kolaylaştıracak, günlerine en az yarım saat daha zaman kazandırırken şık görünmelerini sağlayacak olan uygulama, 20 Mayıs 2025 tarihi itibarıyla kullanıma açıldı...
Şu anda kendi şirketi olan BBS Tasarım Eğitim Danışmanlık A.Ş.’de, Stilim yapay zekâsının yanı sıra “VAKA” isimli bir moda markası ve farklı moda markalarına tasarım yaptıkları bir alan da bulunmaktadır. Ayrıca uluslararası alanda “Moda Sektöründe Türkiye’nin Tasarım Alanındaki Gücü”nün savunuculuğunu yaptığı fuar, kongre vb. etkinliklerde yer almaktadır. Instagram ve YouTube’da dijital içerik üreticisi olarak “Moda ve Moda Eğitimi” ile ilgili içerikler üretmektedir.
“Kriz anlarında insanlar önce kendini korumak ister” diyen Doç. Dr. Başak Boğday
Saygılı, bu refleksin doğrudan kumaş seçimine, renklere ve siluetlere yansıdığını
vurguladı.
“Trendleri Değil, İnsan Davranışlarını Okuyoruz”
Tarihsel olarak bakıldığında, kriz dönemlerinde omuzların keskinleştiği, formların
daha maskülen ve koruyucu hâle geldiği görülüyor. Koyu renkler, zincirler, askeri
detaylar ve kalın dokular bu dönemlerin vazgeçilmezi oluyor. “İnsan bilinçaltı, kıyafetle kendine zırh yapar” diyen Doç. Dr. Saygılı, bunun kolektif bir refleks olduğunun altını çiziyor.
Rahatlık Bir Lüks Değil, Psikolojik İhtiyaç
Pandemi sonrası dönemde yükselen rahat kumaşlar ve konfor odaklı kalıplar, yalnızca bir trend değil; psikolojik bir ihtiyaç. Saygılı’ya göre insanlar belirsizlik karşısında bedenlerini rahatlatırken, zihinlerini de sakinleştirmeye çalışıyor.
2028 Planlanıyor, Moda İki Yıl Sonrasını Görür
Moda sektörünün sanıldığının aksine anlık heveslerle değil, uzun vadeli öngörülerle
şekillendiğini belirten Saygılı, bugün konuşulan renklerin ve kumaşların aslında iki yıl
sonrasının dünyasına göre belirlendiğini söylüyor:
“Ekonomi nereye gidiyor, politik atmosfer nasıl şekilleniyor, toplum ne
hissediyor? Bunların hepsi modanın ham maddesi.” Renkler Umut Satar, Kumaşlar Gerçeği Söyler. Kriz dönemlerinde vitrinlerde çoğu zaman “umut veren” renkler öne çıkar. Ancak
Doç. Dr. Saygılı, asıl gerçeğin kumaşlarda saklı olduğunu belirterek, “Parlak renkler psikolojiyi yükseltmek için sunulur ama satış verileri daha koyu, daha ağır ve daha dayanıklı kumaşların tercih edildiğini gösterir.” dedi.
Az Tüketim, Güçlü Seçim
Kriz, insanları sadeleşmeye zorlar. Bu dönemde alışveriş azalır; ancak yapılan
seçimler daha bilinçlidir. Zamansız parçalar, çok amaçlı giysiler ve uzun ömürlü
ürünler ön plana çıkar. “Krizde moda hızlanmaz, derinleşir” diyen Saygılı, bu yaklaşımın sürdürülebilirliğin de temelini oluşturduğunu ifade etti.
Moda Bir Terapidir
Doğru giyinmenin psikoloji üzerindeki etkisine dikkat çeken Doç. Dr. Saygılı,
modanın bir tür sessiz terapi olduğunu söylüyor:
“İnsan kontrol edemediği dünyada, kontrol edebildiği tek alan olan kendi görüntüsüne
tutunur.”
Doç. Dr. Başak Boğday Saygılı, kriz dönemlerinde modayı yalnızca ekonomik bir
sektör olarak değil; toplumun ruh hâlini okuyan güçlü bir psikolojik gösterge olarak ele
alıyor. Çünkü moda, zor zamanlarda bile insanın kendini ayakta tutma biçimidir. Moda Kurbanı Olmayın Herkesin bir tarzı olması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Saygılı, modayı sorgusuzca takip edenleri “moda kurbanı” olarak tanımlıyor:
“Bütçesini zorlayan, vücut yapısına, kariyerine ve psikolojisine uygun olmayan
kıyafetler giyen kişi modaya değil, tüketime hizmet eder.” Marka takıntısına da eleştirel yaklaşan Saygılı, “Gerçek stil markayla değil, bireysel değerle oluşur” diyerek özellikle gösterişli logo kullanımının kişisel stilin önüne geçmesine dikkat çekiyor.
Saygılı, modayı yalnızca tasarım değil; insanı, toplumu ve geleceği okuma sanatı
olarak ele alıyor. Onun yaklaşımında şıklık, pahalı olmak değil; bilinçli, zamansız ve
kendin olabilmek anlamına geliyor.
Doç. Dr. Başak Boğday Saygılı Hakkında: 2012 yılında Gazi Üniversitesi'nde doktorasını tamamladı. Pek çok devlet ve vakıf üniversitesinde çalıştı. 2001 yılında koleksiyon tasarımcısı olarak başladığı moda sektöründe, yüksek lisans ve doktora tezlerinin ardından moda sektörünü ve moda eğitimini birleştirici projeler yürütmektedir.
Yeni çıkan kitabı “Zamansız Giysiler, Yavaş Moda – Tarzın ‘Sen’ Hali” ile her an, her zaman zamansız giysilerle nasıl şıklık yaratılabileceğini keyifli bir anlatımla, hikâyeleştirerek kaleme almıştır. İlk kitabı olan “Erkekler İçin Stil ve İmaj” kitabında ise, daha çok erkek
okuyucuya hitap edecek şekilde, daha az ve öz anlatımla erkeklerin her alanda nasıl daha şık olabileceklerini yazmıştır. Yazmış olduğu pek çok akademik makale ve bildiri ile, 22 yıllık akademik kariyerinde modanın akademik alanına da pek çok katkıda bulunmaktadır.
Stilim isimli yeni yapay zekâ uygulaması ile de herkesin “Bugün ne giysem?” derdini sonlandıracak bir çözüm geliştirmiştir. Kullanıcıların hayatlarını kolaylaştıracak, günlerine en az yarım saat daha zaman kazandırırken şık görünmelerini sağlayacak olan uygulama, 20 Mayıs 2025 tarihi itibarıyla kullanıma açıldı...
Şu anda kendi şirketi olan BBS Tasarım Eğitim Danışmanlık A.Ş.’de, Stilim yapay zekâsının yanı sıra “VAKA” isimli bir moda markası ve farklı moda markalarına tasarım yaptıkları bir alan da bulunmaktadır. Ayrıca uluslararası alanda “Moda Sektöründe Türkiye’nin Tasarım Alanındaki Gücü”nün savunuculuğunu yaptığı fuar, kongre vb. etkinliklerde yer almaktadır. Instagram ve YouTube’da dijital içerik üreticisi olarak “Moda ve Moda Eğitimi” ile ilgili içerikler üretmektedir.







FACEBOOK YORUMLAR