google.com, pub-8298445685675651, DIRECT, f08c47fec0942fa0

CHP TEKİRDAĞ MİLLETVEKİLİ NURTEN YONTAR: "BU KARAR İNSANLIK VİCDANINA SALDIRIDIR"

İsrail Meclisi’nde kabul edilen ve yalnızca Filistinli esirleri hedef alan idam düzenlemesi, hukukun evrensel ilkelerini ayaklar altına alan, açık ve sistematik bir ayrımcılık örneğidir. Ceza yasası bir kimliğe göre düzenlenemez. Eğer bir yasa sadece bir halkı hedef alıyorsa, orada adalet değil, etnik temelli bir cezalandırma anlayışı vardır.

CHP TEKİRDAĞ MİLLETVEKİLİ NURTEN YONTAR: "BU KARAR İNSANLIK VİCDANINA SALDIRIDIR"
31 Mart 2026 - 19:20
Yaşam Hakkına Siyasi Müdahale Kabul Edilemez

Yaşam hakkı en temel insan hakkıdır. Bu hakkın belirli bir ulusal kimliğe mensup insanlar için ortadan kaldırılmasını öngören bir düzenleme, insan haklarının açık ihlalidir. Ölüm cezasını özellikle Filistinliler için devreye sokmak, hukuki değil, siyasi bir tercihtir ve bu tercih insanlık değerleriyle bağdaşmaz.

Kolektif Cezalandırma İnsanlık Suçudur

Bir halkı topyekûn hedef alan ve yalnızca o halkın mensuplarını kapsayan idam uygulaması, kolektif cezalandırma niteliği taşır. Bu yaklaşım, uluslararası hukuka, Cenevre Sözleşmeleri’ne ve temel insan hakları normlarına açıkça aykırıdır. Bu tür düzenlemeler yalnızca hukuksuz değil, aynı zamanda insanlık suçu kapsamındadır.

Uluslararası Toplumun Sessizliği Suça Ortaklıktır

Dünya kamuoyunun bu karara karşı suskun kalması, ayrımcı uygulamaların normalleşmesine yol açacaktır. İnsan hakları evrenseldir; coğrafyaya, kimliğe ve siyasete göre değiştirilemez. Bir halk için farklı hukuk, başka bir halk için farklı hukuk olmaz.
Bu karar, barışa değil çatışmaya hizmet eder. Adaletin olmadığı yerde güvenlik olmaz. Hukukun olmadığı yerde barış olmaz. İnsanlık vicdanı bu ayrımcı ve ağır düzenlemeyi asla kabul etmeyecektir.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum