BAKAN KACIR: "2026 HEDEFİ UCUZ FİNANSMAN VE ÜRETİM SEFERBERLİĞİ"
İstanbul Dostları’nın sahur programında sanayicilerle buluşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin teknoloji yolculuğunu ikinci fetih ruhuyla tanımladı. Dünyada satılan her üç İHA'dan ikisinin Türk imzası taşıdığını vurgulayan Kacır, 13 yeni mega endüstriyel bölge ve sanayiyi Anadolu’ya taşıyacak 4 yeni gelişim koridoruyla Türkiye’nin üretimde Altın Çağ'a girdiğini ilan etti.
16 Mart 2026 - 14:43 - Güncelleme: 16 Mart 2026 - 15:00
İstanbul Dostları’nın geleneksel sahur programında iş dünyasıyla bir araya gelen Sanayi ve
Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin sanayi altyapısını baştan aşağı
yenileyecek bir planı açıkladı. 13 yeni mega endüstriyel bölge ve 4 yeni gelişim koridoruyla sanayide yeni bir dönemin kapılarını aralayan Kacır, İstanbul sanayicisine; "gelin bu bölgeleri beraber inşa edelim" çağrısında bulunarak "tam bağımsızlık yolunda altın çağ" mesajı verdi.

KEMAL AKAR: "ÜRETİMİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR"
Programın ev sahibi İstanbul Dostları Kurucusu ve İMES Yönetim Kurulu Başkanı
Kemal Akar, açılış konuşmasında sahurun bereketini ve dostluğun sorumluluğunu vurguladı. Akar, sanayiciler olarak üzerlerine düşen sorumluluğun farkında olduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Dostluk aynı sofrada buluşabilmektir ama aynı zamanda aynı sorumluluğu da
paylaşabilmektir. Bugün Marmara Bölgesi ülkemizin sanayi kalbidir. Bu nedenle
Bakanlığımız öncülüğünde, AFAD ve OSBÜK koordinasyonunda oluşturulacak ‘Marmara
Afet ve Acil Durum Eylem Planı’ son derece kıymetlidir. Çünkü bugün biliyoruz ki üretimin
sürdürülebilirliği yalnızca ekonomik bir mesele değil; aynı zamanda ülkemizin direnci,
güvenliği ve geleceği açısından da hayati bir konudur. Sayın Bakanımızın Milli Teknoloji
Hamlesi ve Mega Endüstriyel Parklar vizyonunu büyük bir heyecanla takip ediyor ve güçlü şekilde destekliyoruz."

"1453'TEN SONRA İKİNCİ KEZ SAHNEDEYİZ"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, konuşmasına küresel sistemin çöküşüne ve Türkiye'nin bu tablodaki stratejik konumuna dikkat çekerek başladı. Savunma sanayisindeki başarının bir milat olduğunu belirten Bakan Kacır, şunları söyledi:
"Bin dört yüz elli üçten, İstanbul'un fethinden bu yana yüksek teknoloji kabiliyeti
geliştirme anlamında Türkler ikinci kez sahneye çıkıyor. İnsansız hava araçlarında
şu anda Türkiyedünyada bir numara ve dünyada satılan her üç İHA’dan ikisini Türkler üretiyor. Bu başarının ne demek olduğunu belki bizler dahi bugün tam idrak edemiyor olabiliriz ama tarih bu başarıları Allah'ın izniyle altın harflerle kaydedecek. Eskiden
parasını ödediğimiz sistemleri satın alamazken, şimdi kendi milli sistemlerimizle
terörü topraklarımızdan sildik ve gelecek 50 yılımızı teminat altına aldık"
"MEGA BÖLGELERİ BERABER KURALIM"
Bakan Kacır, sanayiyi Marmara’nın dışına taşıyarak Anadolu’ya yayacak olan Sanayi
Alanları Master Planı'nın detaylarını ilk kez paylaştı. Türkiye'nin planlı sanayi alanlarını 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkaracaklarını belirten Kacır, iş dünyasına şu somut teklifi sundu:
"Türkiye genelinde dört yeni sanayi gelişim koridoru oluşturuyoruz. Bunların ilki olan
Samsun-Mersin hattında 13 yeni yatırım alanıyla 59 bin hektar sanayi alanı oluşturacağız. Bu bölgeler, mevcut OSB’lerimizin 11 katı büyüklüğünde mega endüstriyel bölgeler olacak.
Buradan İstanbul sanayicisine sesleniyorum: Gelin bu 13 yeni sanayi bölgesinin ikisini
İstanbul olarak biz yapalım. Anadolu Yakası'ndaki OSB’lerimiz birleşsin birini, Avrupa
Yakası'ndakiler birleşsin diğerini onlarla birlikte inşa edelim. Sanayiyi Marmara'nın dışına taşımak zorundayız. İstanbul'da yüksek teknoloji ve dijital dönüşüm yatırımlarına yüzde 40 vergi indirimi ve 225 milyon liraya kadar finansman desteği sağlıyoruz ama emek yoğun sanayiyi Anadolu’nun derinliklerine yönlendirmeliyiz."
Bakan Kacır, dünyanın gelişmiş savunma sanayisi sistemlerini üreten ülkelerin çok sayıda
ülkeyle işbirliği halinde bu üretimleri yaptıklarını gördüklerini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Sistemi açıp baksanız içinde en az 5-6 yüksek teknoloji ülkesinden alt sistemlerin
bir araya getirildiğini görürsünüz ve o ülkeler birbirleriyle cömertçe bu bileşenleri
paylaşırlar. Elektronik sistem bir ülkeden gelmiştir. Optik sistem başka bir ülkeden
gelmiştir, nadir toprak elementi başka bir ülke tarafından temin edilmiştir ve nihayetinde
6-7 ülke bir araya gelip aslında o gördüğümüz platformu, sistemi geliştirmekte, üretmektedir."
"2026 HEDEFİ: UCUZ FİNANSMAN VE ÜRETİM SEFERBERLİĞİ"
Ekonomik programın meyvelerini vermeye başladığını ifade eden Bakan Kacır, 2026 yılı için sanayiciye nefes aldıracak programların sinyalini verdi:
"İki hafta önce 100 milyar liralık yeni bir finansman programı başlattık. 6 ayı geri ödemesiz,
36 ay vadeli kredide faiz oranını yüzde 33 olarak belirledik. Eğer KOBİ'lerimiz istihdamını
korursa, bu maliyetin 10 puanını bakanlık olarak biz üstleniyoruz; yani onlar için maliyet yüzde 23 olacak. Erken sanayisizleşme tehdidine asla izin vermeyeceğiz. İstihdamı Koruma Programı kapsamında hazır giyim, tekstil, deri ve mobilya sektörlerindeki firmalarımıza çalışan başına aylık 3 bin 500 lira destek veriyoruz. 2026, sanayicinin finansmana en uygun maliyetle ulaşacağı yıl olacak."
EN AZ 5 BİN FİRMAMIZI DAHA SAVUNMA SANAYİSİNE KAZANDIRMALIYIZ
Bakan Kacır, Türkiye'nin envanterine giren hava savunma sistemlerine değinerek,
"Geçtiğimiz yıl SİPER'in ilk sistemlerinin teslimatı yapılmış oldu ve Çelik Kubbe Projesi
kapsamında 100 sistem Türk Silahlı Kuvvetleri'nin envanterine kazandırıldı. Bu proje devam edecek. Hava savunma sistemi dediğimizde güçlü radarlardan ve çok isabetli çalışan füzelerden bahsediyoruz. Burada ASELSAN, ROKETSAN, TÜBİTAK gibi kurumlarımızın gerçekten dünya çapında bir kabiliyet biriktirdiğini ifade etmek isterim" diye konuştu.
KENDİ NÜKLEER REAKTÖRÜMÜZÜ ÜRETECEĞİZ
Ekonomik bağımsızlığın yolunun enerji bağımsızlığından geçtiğini hatırlatan Kacır, nükleer
enerji konusunda Türkiye’nin yeni paradigmasını açıkladı:
"Bu yıl Akkuyu Nükleer Santrali’nin ilk reaktörünü devreye alıyoruz. Ancak asıl hedefimiz,
paradigmada yaşanan değişimi yakalamak. 2030 yılına kadar Türkiye’nin kendi Küçük
Modüler Reaktörlerini (SMR) tasarlayan, kendi imkanlarıyla üreten ve dünyaya ihraç eden bir ülke olmasını sağlayacağız. Türk sanayisi bu kabiliyete ve bilgi birikimine fazlasıyla
sahiptir."
"2026'DA SANAYİ ÜRETİMİNİ DAHA DA ÖNCELİKLENDİRECEĞİZ"
Kacır, uygulanan ekonomi programına ve enflasyonla mücadeleye de değinerek, "fiyat
istikrarını sağlama, programın ana hedefleri. Burada da mesafe katettik. Son bir yılda da
aslında trendimiz olumlu yönde devam etti" dedi.
Bakan Kacır, bu rakamların uygulanan ekonomi programının sanayi üretimi üzerindeki yan etkiler diye tarif edebilecekleri unsurlarının 2025';te daha düşük seviyelere indirgendiğini gösterdiğini dile getirerek, "2026'da sanayi üretimini daha da önceliklendireceğiz. Bunun ilk sinyallerini geçtiğimiz haftalarda ilan ettiğimiz programlarla aslında müteşebbislerimize ve reel sektörümüze verdik. Bu yıl sanayicilerimizin finansmana erişimini hem daha kolay hem daha uygun maliyetli hale getireceğimiz bir dönem olacak" ifadelerini kullandı.
Bakan Kacır, konuşmasını; "Türkiye doğru yolda ilerliyor. 3-4 sene sonra bugünkünün çok
daha fevkinde bir düzeye geleceğiz" diyerek noktaladı.

Güvenilir Ürün Plarformu Başkanı ve Ekonomi Gazetecisi Celal Toprak’ın moderatörlüğünde gerçekleşen programda İstanbul Dostları Taşyapı Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turan’a teşekkür plaketi verdi.
Kısa bir konuşma yapan Turan ‘’İstanbul'umuzun ve Türkiye'mizin kentsel dönüşümünü tamamlaması lazım. Buna ben mahalle bazında kentsel dönüşüm diyorum. Yani parsel bazında değil, bina bazında değil, mahalle bazında kentsel dönüşümlerin yapılması gerekiyor. Bizler üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz‘’ diye konuştu.
Programın açılışında söz alan iş dünyasının önde gelen temsilcileri, Türkiye'nin istikrarına ve üretim gücüne vurgu yaparken İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, Kemal Akar’ın başlattığı sahur geleneğinin geniş bir dostlar topluluğuna dönüştüğünü ifade ederek çevre coğrafyalardaki çatışmalara rağmen Türkiye’deki huzur ikliminin kıymetinin bilinmesi gerektiğini belirtti.
İTO Başkanı Şekib Avdagiç de, Türkiye'nin asla erken sanayisizleşme girdabına girmemesi gerektiğinin altını çizerek İstanbul'daki tesislerin teknolojik modernizasyonu, karbon emisyonunun azaltılması ve enerji verimliliği konularında bakanlık desteğinin kritik olduğunu vurguladı.
DEİK Başkanı Nail Olpak ise, küresel belirsizlikler ve Made in EU gibi yeni ticari
bariyerler karşısında yürütülen aktif diplomasiye dikkat çekerek Türkiye'nin bu süreçlerin
dışında bırakılmamasının hayati bir başarı olduğunu ifade etti.
TİM Başkanı Mustafa Gültepe de büyümenin niteliğine odaklanılması gerektiğini, net ihracatın büyümeye katkısını artırarak ekonomik büyümenin en az yarısının sanayi üretimi ve ihracattan geldiği bir yapı kurmak zorunda olduklarını dile getirdi.
Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin sanayi altyapısını baştan aşağı
yenileyecek bir planı açıkladı. 13 yeni mega endüstriyel bölge ve 4 yeni gelişim koridoruyla sanayide yeni bir dönemin kapılarını aralayan Kacır, İstanbul sanayicisine; "gelin bu bölgeleri beraber inşa edelim" çağrısında bulunarak "tam bağımsızlık yolunda altın çağ" mesajı verdi.

KEMAL AKAR: "ÜRETİMİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR"
Programın ev sahibi İstanbul Dostları Kurucusu ve İMES Yönetim Kurulu Başkanı
Kemal Akar, açılış konuşmasında sahurun bereketini ve dostluğun sorumluluğunu vurguladı. Akar, sanayiciler olarak üzerlerine düşen sorumluluğun farkında olduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Dostluk aynı sofrada buluşabilmektir ama aynı zamanda aynı sorumluluğu da
paylaşabilmektir. Bugün Marmara Bölgesi ülkemizin sanayi kalbidir. Bu nedenle
Bakanlığımız öncülüğünde, AFAD ve OSBÜK koordinasyonunda oluşturulacak ‘Marmara
Afet ve Acil Durum Eylem Planı’ son derece kıymetlidir. Çünkü bugün biliyoruz ki üretimin
sürdürülebilirliği yalnızca ekonomik bir mesele değil; aynı zamanda ülkemizin direnci,
güvenliği ve geleceği açısından da hayati bir konudur. Sayın Bakanımızın Milli Teknoloji
Hamlesi ve Mega Endüstriyel Parklar vizyonunu büyük bir heyecanla takip ediyor ve güçlü şekilde destekliyoruz."

"1453'TEN SONRA İKİNCİ KEZ SAHNEDEYİZ"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, konuşmasına küresel sistemin çöküşüne ve Türkiye'nin bu tablodaki stratejik konumuna dikkat çekerek başladı. Savunma sanayisindeki başarının bir milat olduğunu belirten Bakan Kacır, şunları söyledi:
"Bin dört yüz elli üçten, İstanbul'un fethinden bu yana yüksek teknoloji kabiliyeti
geliştirme anlamında Türkler ikinci kez sahneye çıkıyor. İnsansız hava araçlarında
şu anda Türkiyedünyada bir numara ve dünyada satılan her üç İHA’dan ikisini Türkler üretiyor. Bu başarının ne demek olduğunu belki bizler dahi bugün tam idrak edemiyor olabiliriz ama tarih bu başarıları Allah'ın izniyle altın harflerle kaydedecek. Eskiden
parasını ödediğimiz sistemleri satın alamazken, şimdi kendi milli sistemlerimizle
terörü topraklarımızdan sildik ve gelecek 50 yılımızı teminat altına aldık"
"MEGA BÖLGELERİ BERABER KURALIM"
Bakan Kacır, sanayiyi Marmara’nın dışına taşıyarak Anadolu’ya yayacak olan Sanayi
Alanları Master Planı'nın detaylarını ilk kez paylaştı. Türkiye'nin planlı sanayi alanlarını 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkaracaklarını belirten Kacır, iş dünyasına şu somut teklifi sundu:
"Türkiye genelinde dört yeni sanayi gelişim koridoru oluşturuyoruz. Bunların ilki olan
Samsun-Mersin hattında 13 yeni yatırım alanıyla 59 bin hektar sanayi alanı oluşturacağız. Bu bölgeler, mevcut OSB’lerimizin 11 katı büyüklüğünde mega endüstriyel bölgeler olacak.
Buradan İstanbul sanayicisine sesleniyorum: Gelin bu 13 yeni sanayi bölgesinin ikisini
İstanbul olarak biz yapalım. Anadolu Yakası'ndaki OSB’lerimiz birleşsin birini, Avrupa
Yakası'ndakiler birleşsin diğerini onlarla birlikte inşa edelim. Sanayiyi Marmara'nın dışına taşımak zorundayız. İstanbul'da yüksek teknoloji ve dijital dönüşüm yatırımlarına yüzde 40 vergi indirimi ve 225 milyon liraya kadar finansman desteği sağlıyoruz ama emek yoğun sanayiyi Anadolu’nun derinliklerine yönlendirmeliyiz."
Bakan Kacır, dünyanın gelişmiş savunma sanayisi sistemlerini üreten ülkelerin çok sayıda
ülkeyle işbirliği halinde bu üretimleri yaptıklarını gördüklerini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Sistemi açıp baksanız içinde en az 5-6 yüksek teknoloji ülkesinden alt sistemlerin
bir araya getirildiğini görürsünüz ve o ülkeler birbirleriyle cömertçe bu bileşenleri
paylaşırlar. Elektronik sistem bir ülkeden gelmiştir. Optik sistem başka bir ülkeden
gelmiştir, nadir toprak elementi başka bir ülke tarafından temin edilmiştir ve nihayetinde
6-7 ülke bir araya gelip aslında o gördüğümüz platformu, sistemi geliştirmekte, üretmektedir."
"2026 HEDEFİ: UCUZ FİNANSMAN VE ÜRETİM SEFERBERLİĞİ"
Ekonomik programın meyvelerini vermeye başladığını ifade eden Bakan Kacır, 2026 yılı için sanayiciye nefes aldıracak programların sinyalini verdi:
"İki hafta önce 100 milyar liralık yeni bir finansman programı başlattık. 6 ayı geri ödemesiz,
36 ay vadeli kredide faiz oranını yüzde 33 olarak belirledik. Eğer KOBİ'lerimiz istihdamını
korursa, bu maliyetin 10 puanını bakanlık olarak biz üstleniyoruz; yani onlar için maliyet yüzde 23 olacak. Erken sanayisizleşme tehdidine asla izin vermeyeceğiz. İstihdamı Koruma Programı kapsamında hazır giyim, tekstil, deri ve mobilya sektörlerindeki firmalarımıza çalışan başına aylık 3 bin 500 lira destek veriyoruz. 2026, sanayicinin finansmana en uygun maliyetle ulaşacağı yıl olacak."
EN AZ 5 BİN FİRMAMIZI DAHA SAVUNMA SANAYİSİNE KAZANDIRMALIYIZ
Bakan Kacır, Türkiye'nin envanterine giren hava savunma sistemlerine değinerek,
"Geçtiğimiz yıl SİPER'in ilk sistemlerinin teslimatı yapılmış oldu ve Çelik Kubbe Projesi
kapsamında 100 sistem Türk Silahlı Kuvvetleri'nin envanterine kazandırıldı. Bu proje devam edecek. Hava savunma sistemi dediğimizde güçlü radarlardan ve çok isabetli çalışan füzelerden bahsediyoruz. Burada ASELSAN, ROKETSAN, TÜBİTAK gibi kurumlarımızın gerçekten dünya çapında bir kabiliyet biriktirdiğini ifade etmek isterim" diye konuştu.
KENDİ NÜKLEER REAKTÖRÜMÜZÜ ÜRETECEĞİZ
Ekonomik bağımsızlığın yolunun enerji bağımsızlığından geçtiğini hatırlatan Kacır, nükleer
enerji konusunda Türkiye’nin yeni paradigmasını açıkladı:
"Bu yıl Akkuyu Nükleer Santrali’nin ilk reaktörünü devreye alıyoruz. Ancak asıl hedefimiz,
paradigmada yaşanan değişimi yakalamak. 2030 yılına kadar Türkiye’nin kendi Küçük
Modüler Reaktörlerini (SMR) tasarlayan, kendi imkanlarıyla üreten ve dünyaya ihraç eden bir ülke olmasını sağlayacağız. Türk sanayisi bu kabiliyete ve bilgi birikimine fazlasıyla
sahiptir."
"2026'DA SANAYİ ÜRETİMİNİ DAHA DA ÖNCELİKLENDİRECEĞİZ"
Kacır, uygulanan ekonomi programına ve enflasyonla mücadeleye de değinerek, "fiyat
istikrarını sağlama, programın ana hedefleri. Burada da mesafe katettik. Son bir yılda da
aslında trendimiz olumlu yönde devam etti" dedi.
Bakan Kacır, bu rakamların uygulanan ekonomi programının sanayi üretimi üzerindeki yan etkiler diye tarif edebilecekleri unsurlarının 2025';te daha düşük seviyelere indirgendiğini gösterdiğini dile getirerek, "2026'da sanayi üretimini daha da önceliklendireceğiz. Bunun ilk sinyallerini geçtiğimiz haftalarda ilan ettiğimiz programlarla aslında müteşebbislerimize ve reel sektörümüze verdik. Bu yıl sanayicilerimizin finansmana erişimini hem daha kolay hem daha uygun maliyetli hale getireceğimiz bir dönem olacak" ifadelerini kullandı.
Bakan Kacır, konuşmasını; "Türkiye doğru yolda ilerliyor. 3-4 sene sonra bugünkünün çok
daha fevkinde bir düzeye geleceğiz" diyerek noktaladı.

Güvenilir Ürün Plarformu Başkanı ve Ekonomi Gazetecisi Celal Toprak’ın moderatörlüğünde gerçekleşen programda İstanbul Dostları Taşyapı Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turan’a teşekkür plaketi verdi.
Kısa bir konuşma yapan Turan ‘’İstanbul'umuzun ve Türkiye'mizin kentsel dönüşümünü tamamlaması lazım. Buna ben mahalle bazında kentsel dönüşüm diyorum. Yani parsel bazında değil, bina bazında değil, mahalle bazında kentsel dönüşümlerin yapılması gerekiyor. Bizler üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz‘’ diye konuştu.
Programın açılışında söz alan iş dünyasının önde gelen temsilcileri, Türkiye'nin istikrarına ve üretim gücüne vurgu yaparken İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, Kemal Akar’ın başlattığı sahur geleneğinin geniş bir dostlar topluluğuna dönüştüğünü ifade ederek çevre coğrafyalardaki çatışmalara rağmen Türkiye’deki huzur ikliminin kıymetinin bilinmesi gerektiğini belirtti.
İTO Başkanı Şekib Avdagiç de, Türkiye'nin asla erken sanayisizleşme girdabına girmemesi gerektiğinin altını çizerek İstanbul'daki tesislerin teknolojik modernizasyonu, karbon emisyonunun azaltılması ve enerji verimliliği konularında bakanlık desteğinin kritik olduğunu vurguladı.
DEİK Başkanı Nail Olpak ise, küresel belirsizlikler ve Made in EU gibi yeni ticari
bariyerler karşısında yürütülen aktif diplomasiye dikkat çekerek Türkiye'nin bu süreçlerin
dışında bırakılmamasının hayati bir başarı olduğunu ifade etti.
TİM Başkanı Mustafa Gültepe de büyümenin niteliğine odaklanılması gerektiğini, net ihracatın büyümeye katkısını artırarak ekonomik büyümenin en az yarısının sanayi üretimi ve ihracattan geldiği bir yapı kurmak zorunda olduklarını dile getirdi.







FACEBOOK YORUMLAR