google.com, pub-8298445685675651, DIRECT, f08c47fec0942fa0

BAĞIŞIKLIK, METABOLİZMA VE BAĞIRSAK SAĞLIĞINI BİRLİKTE DESTEKLEYEN ÇÖZÜM

Hayvancılık sektöründe antibiyotik ikamesi tartışmalarının çok ötesine geçen PhytoComplex yaklaşımı, Trouw Nutrition’ın bitki bazlı bilimsel çözümlerle hayvan sağlığına bakışı kökten değiştirdiğini ortaya koyuyor.

BAĞIŞIKLIK, METABOLİZMA VE BAĞIRSAK SAĞLIĞINI BİRLİKTE DESTEKLEYEN ÇÖZÜM
12 Şubat 2026 - 16:10

Patojenleri baskılamaya odaklanan geleneksel yaklaşımlar yerine hayvanın kendi biyolojisiyle uyum içinde çalışan, bağışıklık, metabolizma ve bağırsak bütünlüğü gibi temel fizyolojik süreçleri aynı anda destekleyen bu yenilikçi model; farklı türler, üretim koşulları ve stres faktörleri altında tutarlı sonuçlar sağlamayı hedefliyor.

Bu yaklaşım, yem katkı maddelerini yalnızca performans artırıcı bir araç olmaktan çıkararak, önleyici sağlık yönetiminin ve sürdürülebilir hayvansal üretimin temel yapı taşlarından biri haline getiriyor.

Küresel hayvancılık sektöründe değişen üretim koşulları, sürdürülebilirlik hedefleri ve artan regülasyon baskıları, yem katkı maddelerinde yeni ve daha bütüncül yaklaşımları gündeme getiriyor. Dünyanın önde gelen hayvan besleme uzmanlarından Trouw Nutrition da PhytoComplex yaklaşımıyla fitoteknolojide yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Bitki bazlı, konak odaklı ve önleyici bu yaklaşım; patojenleri doğrudan hedeflemek yerine hayvanın fizyolojisiyle uyum içinde çalışarak sağlık ve dayanıklılığı desteklemeyi amaçlıyor. Trouw Nutrition’ın fitoteknoloji alanındaki uzun soluklu bilimsel birikiminin bir sonucu olan PhytoComplex’ler, doğanın karmaşıklığını merkeze alan yenilikçi bir paradigma olarak öne çıkıyor.

Tek hedefli yaklaşımların ötesinde bir besleme anlayışı

PhytoComplex kavramının sektörde yaratacağı değişime dair değerlendirmelerde bulunan
Trouw Nutrition'da Küresel Fitogenik Ürün Müdürü Dr. Ellen Hambrecht, “Bugün hayvansal üretim sistemlerine baktığımızda, iklim değişkenliği, artan çevresel stres faktörleri, değişen mevzuatlar, mikrobiyal baskılar ve tüketici beklentilerindeki dönüşüm gibi pek çok etkenin aynı anda yönetilmesi gereken son derece karmaşık bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu ortamda, yalnızca tek bir hedefe odaklanan veya kısa vadeli çözümler sunan yaklaşımların sürdürülebilir olması mümkün değil. PhytoComplex yaklaşımını geliştirirken tam da bu karmaşıklığı çözümün kendisi olarak ele aldık. Bitkilerin çevresel streslere karşı geliştirdiği zengin ve çok katmanlı metabolit yapılarının, hayvan biyolojisinde korunmuş reseptörler ve sinyal iletim yolları aracılığıyla fizyolojik süreçlerle etkileşime girebildiğini biliyoruz. Bu nedenle patojenleri doğrudan hedeflemek yerine, hayvanın kendi bağışıklık yanıtını, metabolik dengesini ve stres toleransını destekleyen, konak odaklı ve önleyici bir sağlık yaklaşımını benimsiyoruz” ifadelerini kullandı.

Konak odaklı ve önleyici bir sağlık yaklaşımı sunuyor

PhytoComplex’lerin geliştirme sürecinin son derece disiplinler arası ve uzun soluklu bir yapı üzerine kurulduğunu vurgulayan Dr. Ellen Hambrecht  şunları söyledi: 

“Her PhytoComplex çözümü, hayvanın genetik potansiyeline ulaşmasını engelleyebilecek spesifik bir üretim zorluğunun tanımlanmasıyla başlıyor. Karaciğer fonksiyon bozuklukları, bağırsak bariyerinin zayıflaması, kronik inflamasyon, sütten kesim stresi veya erken yaşam dönemindeki bağışıklık zorlukları gibi sorunlar, farklı türlerde performansı ve refahı doğrudan etkileyebiliyor. Bu noktada mekanizmaları her zaman tamamen açıklayabilmek mümkün olmasa da trigliserid birikimi, GLP-2 salınımı, bağırsak bütünlüğü veya inflamasyon göstergeleri gibi ölçülebilir fizyolojik çıktıları merkeze alıyoruz. Ardından etnobotanik bilgi birikimi, fitokimyasal veri tabanları ve yapay zekâ destekli biyolojik modelleme yöntemleriyle potansiyel bitkisel adayları belirliyor, dünyanın farklı bölgelerinden toplanan genetik olarak çeşitli aksesyonları hayvana özgü hücre hatlarında in vitro biyolojik testlerden geçiriyoruz. Yalnızca tutarlı, anlamlı ve tekrarlanabilir biyolojik etki gösteren adaylar geliştirme sürecinde ilerleyebiliyor”
 

Fitoteknolojinin geleceği, hayvan beslemenin dönüşümünde kilit rol oynayacak

Tarladan yeme uzanan sürecin her aşamasında entegrasyon ve kalite güvencesinin belirleyici olduğunun altını çizen Dr. Hambrecht, sözlerini şöyle sürdürdü:

“PhytoComplex’leri farklı kılan en önemli unsur, keşiften nihai ürüne kadar tüm sürecin tek bir mükemmeliyet merkezi altında yürütülmesidir. İsviçre’de konumlanan Nutreco Garden of the Future çatısı altında bitki evcilleştirme, kontrollü yetiştirme, standardizasyon ve kalite güvencesi süreçlerinin tamamını yönetiyoruz. Amacımız, hayvan sağlığı açısından kritik olan biyoaktif bileşenlerin tutarlı ve güvenilir şekilde elde edilmesini sağlamak. Küresel üretici ağımız aracılığıyla uygulanan özel yetiştirme protokolleri, fitokimyasal parmak izi doğrulaması, mikrobiyolojik analizler ve izlenebilirlik uygulamaları sayesinde farklı üretim koşullarında dahi tutarlı performans sunan çözümler geliştiriyoruz. PhytoComplex’leri antibiyotik ikamesi olarak konumlandırmıyoruz. Aksine dayanıklılığı artıran, performansı optimize eden ve sürdürülebilir hayvansal üretime katkı sağlayan önleyici sağlık stratejilerinin önemli bir parçası olarak görüyoruz. Genomik, metabolomik ve yapay zekâ alanındaki gelişmelerle birlikte fitoteknolojinin geleceğinin, hayvan beslemenin dönüşümünde kilit bir rol oynayacağına inanıyoruz.”

 


FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum