google.com, pub-8298445685675651, DIRECT, f08c47fec0942fa0

33. ULUSAL NEONATOLOJİ KONGRESİ / YENİDOĞAN SAĞLIĞINDA KRİTİK UYARILAR

Türk Neonatoloji Derneği tarafından düzenlenen 33. Ulusal Neonatoloji Kongresi (UNEKO 33), 15–19 Nisan 2026 tarihleri arasında Kıbrıs’ta gerçekleştirildi.

33. ULUSAL NEONATOLOJİ KONGRESİ / YENİDOĞAN SAĞLIĞINDA KRİTİK UYARILAR
22 Nisan 2026 - 16:55

Türkiye’nin en köklü yan dal kongrelerinden biri olan UNEKO, her yıl artan katılımcı sayısı ve zenginleşen bilimsel içeriği ile neonatoloji alanının en önemli buluşma platformlarından biri olma özelliğini sürdürmektedir.

Bu yılki kongre, yaklaşık 1000 katılımcıyı bir araya getirirken, yurt dışından gelen alanında uzman yabancı konuşmacılarla birlikte 270 oturum başkanı ve konuşmacı bilimsel programa katkı sundu. Bilimsel programın yanı sıra 37 stant ve 82 firmanın katılımı ile yenidoğan alanındaki en yeni ürün, teknoloji ve hizmetler katılımcılarla buluşturuldu.

Kongre kapsamında yapılan basın toplantısına; Türk Neonatoloji Derneği Başkanı ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Esin Koç, Türk Neonatoloji Derneği Başkan Yardımcısı ve Kongre Sekreteri Prof. Dr. Ömer Erdeve ile Türk Neonatoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Kongre Sekreteri Prof. Dr. Mustafa Ali Akın katıldılar.

“Kritik Konjenital Kalp Hastalıklarında Erken Tanı Hayat Kurtarır"

Türk Neonatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Esin Koç, kongre gündemine dair yaptığı açıklamalarda kritik konjenital kalp hastalıklarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

"Kritik konjenital kalp hastalıkları, doğumdan sonraki ilk gün ve haftalarda belirti vermeden ilerleyebilen, ancak kısa sürede yaşamı tehdit edebilen ciddi tablolardır. Duktus arteriozusun kapanmasıyla birlikte klinik durum hızla kötüleşebilmekte, erken tanı konulmadığında dolaşım bozukluğu, şok ve ölümle sonuçlanabilmektedir. Bu nedenle yenidoğan döneminde erken tanı, yaşam şansını belirleyen en kritik basamaktır. Ülkemizde bu hastalıkların erken tanısı amacıyla doğum sonrası dönemde nabız oksimetre ile tarama programı uygulanmaktadır. Non-invaziv, kolay uygulanabilir ve güvenilir olan bu yöntem sayesinde, henüz klinik bulgu vermemiş bebeklerde oksijen satürasyon düşüklükleri saptanarak riskli olgular erken dönemde belirlenebilmektedir. Tarama sonucu şüpheli bulunan bebekler hızla ileri değerlendirme ve tedavi süreçlerine yönlendirilmektedir.

Erken tanının etkin sonuç verebilmesi için yalnızca tarama değil, güçlü bir sevk ve izlem sistemi de gereklidir. Bu doğrultuda sağlık personeline yönelik eğitimlerin artırılması, standart sevk algoritmalarının oluşturulması ve yenidoğan yoğun bakım ile pediatrik kardiyoloji merkezleri arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Amaç, tanı konulan her bebeğin gecikmeden uygun merkeze ulaştırılmasıdır. Türk Neonatoloji Derneği, kritik konjenital kalp hastalıklarının erken tanısı ve yönetimi konusunda T.C. Sağlık Bakanlığı ile yakın iş birliği içinde çalışmalarını sürdürmektedir. Bu kapsamda ulusal tarama programlarının planlanması ve sahada etkin uygulanmasına yönelik süreçlerde bilimsel katkı sunulmakta; eğitim faaliyetleri, uygulama rehberleri ve pilot projeler ortak bir anlayışla geliştirilmektedir. Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen bu çalışmalar sayesinde hem sağlık personelinin farkındalığı artırılmakta hem de ülke genelinde uygulama birliği sağlanmaktadır. Türk Neonatoloji Derneği, kamu otoritesi ile bilimsel birikimin birleştiği bu güçlü iş birliğinin, yenidoğan sağlığını korumada en önemli yapı taşlarından biri olduğuna inanmaktadır. Kritik konjenital kalp hastalıklarında erken tanı hayat kurtarır; her yenidoğan bu taramadan geçmelidir."

 

Ten Tene Temas ve Kanguru Bakımı

Prof. Dr. Koç, ten tene temas ve kanguru bakımı uygulamaları hakkında ise şu bilgileri paylaştı:

"Ten tene temas, bebeğin doğumdan sonra ya da yenidoğan yoğun bakım sürecinde annenin veya uygun bakım vericinin çıplak göğsü üzerine yerleştirilerek cilt cilde temasının sağlanmasıdır. Kanguru bakımı olarak da bilinen bu uygulama, yenidoğan bakımında insan odaklı, etkili ve bilimsel temeli güçlü bir yaklaşımdır. Bebeğin vücut ısısının korunması, kalp atım ve solunumunun dengelenmesi, ağrının azalması, emzirmenin desteklenmesi ve anne-bebek bağının güçlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Kısa vadede vücut ısısını korur, solunum ve kalp ritmini düzenler, stresi azaltır ve emzirmeyi destekler. Uzun vadede ise anne-bebek bağlanmasını güçlendirir, nörogelişimsel sonuçlara katkı sağlar ve özellikle prematüre bebeklerde büyüme sürecini destekler.

Ülkemizde bu uygulamaya ilişkin farkındalık giderek artmakla birlikte, fiziksel koşullar ve eğitim gereksinimi gibi nedenlerle henüz tüm birimlerde standartlaşmış değildir. Türk Neonatoloji Derneği, yürüttüğü 'Ten Tene Temas Projesi' ve eğitim programları ile bu yaklaşımın ülke genelinde daha etkin biçimde benimsenmesini desteklemektedir. Ten tene temas, prematüre ve yenidoğan bebekler için yalnızca bir temas değil; yaşamı, bağı ve iyileşmeyi destekleyen güçlü bir bakımdır."

Prematüre Bebeklerde Aşılama

Aşılamanın önemini vurgulayan Koç, "Prematüre bebekler, bağışıklık sistemlerinin henüz tam olgunlaşmamış olması nedeniyle enfeksiyonlara karşı daha hassas bir risk grubunu oluşturmaktadır. Bu nedenle aşılar, bu bebekler için yaşamı koruyucu temel bir müdahaledir. Prematüre bebeklerde aşılama, doğum haftasına göre değil kronolojik yaşa göre planlanmaktadır. Bu yaklaşım, bebeklerin enfeksiyonlara karşı en erken dönemde korunmasını sağlamayı amaçlamaktadır. Türk Neonatoloji Derneği, sağlık çalışanları ve aileler arasında doğru bilgi akışını destekleyerek, prematüre bebeklerin aşı takvimine zamanında ve eksiksiz uyumunun sağlanmasını hedeflemektedir. Prematüre bebekler enfeksiyonlara karşı daha hassas oldukları için, aşıları geciktirilmeden uygulanmalı ve aileler de bu konuda bilinçlendirilmelidir " şeklinde konuştu.

Uluslararası İş Birlikleri

Uluslararası çalışmalara da değinen Prof. Dr. Esin Koç, şu açıklamalarla sözlerini tamamladı:

"Türk Neonatoloji Derneği, yenidoğan sağlığının geliştirilmesi amacıyla Türki Cumhuriyetler ile iş birliklerini artırarak sürdürmektedir. TİKA ile yürütülen bu iş birlikleri; bilgi ve deneyim paylaşımını destekleyen eğitim programları, ortak bilimsel toplantılar ve karşılıklı uzman katılımları ile şekillenmektedir. Yürütülen ortak çalışmalar; özellikle prematüre bakımı, solunum desteği, beslenme, enfeksiyon yönetimi ve yenidoğan yoğun bakım uygulamaları gibi temel alanlara odaklanmaktadır. Amacımız, bölgesel ölçekte yenidoğan bakım standartlarının güçlendirilmesi ve ortak bir bilimsel dil oluşturulmasıdır. Yenidoğan sağlığında bilgi paylaşıldıkça güçlenir; uluslararası iş birlikleri yaşam kurtarır.


FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum