google.com, pub-8298445685675651, DIRECT, f08c47fec0942fa0
Zafer Özcivan

Zafer Özcivan

[email protected]

HÜKÜMETLERİN SOSYAL KONUT VE KİRA YARDIMLARI

21 Şubat 2026 - 15:51

Konut meselesi, son yıllarda dünyanın birçok ülkesinde ekonomik tartışmaların merkezine
yerleşmiş durumda. Artan kiralar, yükselen konut fiyatları ve şehirlerde derinleşen gelir
eşitsizliği, hükümetleri sosyal konut ve kira yardımı politikalarına daha fazla kaynak ayırmaya yöneltiyor. Bu noktada en çok sorulan sorulardan biri şu: Devletler, vatandaşlarının konut yükünü hafifletmek için kişi başına ne kadar harcıyor?

Avrupa verileri bu soruya önemli ipuçları sunuyor. Eurostat tarafından yayımlanan veriler,
sosyal konut ve kira desteklerinin ülkeden ülkeye büyük farklılık gösterdiğini ortaya koyuyor.
2024 yılında Avrupa Birliği genelinde konutla ilgili sosyal koruma harcamaları toplam 66,5
milyar euroya ulaştı. Bu rakam, AB’nin toplam sosyal harcamalarının yaklaşık yüzde 1,35’ine ve kişi başına ortalama 148 euroya denk geliyor.

Bu ortalama, ilk bakışta önemli bir destek gibi görünse de ülkeler arasındaki farklar oldukça
çarpıcı. Bazı ülkeler vatandaş başına yüzlerce euro harcarken, bazıları neredeyse hiç harcama yapmıyor. Bu durum, konut politikasının aslında ekonomik model, refah devleti anlayışı ve konut piyasasının yapısı ile doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyor.

Avrupa’da kişi başına konut desteği: Büyük farklar var

Avrupa’da kişi başına konut yardımı incelendiğinde listenin üst sıralarında genellikle güçlü
sosyal devlet politikalarıyla bilinen ülkeler bulunuyor. Örneğin İrlanda’da kişi başına konut
yardımı 755 euro ile Avrupa’nın en yüksek seviyesine ulaşıyor. Finlandiya’da bu rakam 484
euro, Birleşik Krallık’ta ise yaklaşık 406 euro civarında.

Bu ülkeleri Danimarka, İzlanda, Almanya ve İsviçre gibi ülkeler izliyor. Bu grupta kişi başına
konut yardımı 300 euro civarında veya üzerinde seyrediyor. Hollanda, Fransa ve İsveç gibi
ülkelerde ise kişi başına destek 200–270 euro bandında yer alıyor.

Bu tablo aslında Avrupa’da konut krizine verilen yanıtın tek tip olmadığını gösteriyor. Bazı
ülkeler doğrudan kira yardımı verirken, bazıları sosyal konut stokunu artırmayı tercih ediyor.
Bazıları ise vergi indirimleri veya konut finansman destekleri gibi dolaylı yöntemlere
başvuruyor.

Büyük ekonomilerde harcama farkı

Avrupa’nın en büyük ekonomilerine bakıldığında bile önemli farklılıklar görülüyor. Almanya
ve Fransa konut yardımlarına büyük bütçeler ayıran ülkeler arasında yer alıyor. Almanya’nın
toplam konut yardımı harcaması 27,4 milyar euro ile AB toplamının önemli bir bölümünü
oluşturuyor. Fransa ise yaklaşık 16 milyar euro ile ikinci büyük harcama yapan ülkelerden biri.

Buna karşılık İtalya ve İspanya gibi ülkelerde kişi başına konut yardımı oldukça düşük
seviyelerde kalıyor. İtalya’da kişi başına destek yaklaşık 13 euro, İspanya’da ise 36 euro
civarında.

Bu farkın arkasında birkaç temel neden bulunuyor. Birincisi, bazı ülkelerde konut politikası
daha çok piyasaya bırakılmış durumda. İkincisi, sosyal konut stokunun büyüklüğü ve kamu
bütçesindeki öncelik sıralaması farklılık gösteriyor. Üçüncüsü ise kiraların ve konut
fiyatlarının ülkeden ülkeye çok farklı seviyelerde olması.

Konut harcamalarının ekonomideki payı

Sosyal konut ve kira yardımlarını sadece kişi başına harcamayla değil, ekonomideki payıyla da değerlendirmek gerekiyor. Avrupa genelinde konut destekleri, toplam ekonominin yaklaşık yüzde 0,37’sine denk geliyor. Ancak bazı ülkelerde bu oran yüzde 1’e yaklaşabiliyor.

Örneğin Finlandiya’da konut desteklerinin milli gelire oranı yüzde 0,99’a kadar çıkarken,
Birleşik Krallık’ta geçmiş yıllarda yüzde 1’in üzerinde seviyeler görülmüş durumda. Almanya, Danimarka ve Fransa gibi ülkelerde de bu oran yüzde 0,5 civarında seyrediyor.
Bu durum, konut politikasının aslında sadece sosyal yardım değil, aynı zamanda ekonomik bir araç olduğunu da gösteriyor. Hükümetler konut harcamalarıyla hem dar gelirli kesimleri
destekliyor hem de inşaat sektörünü canlandırmayı hedefliyor.

Neden bazı ülkeler daha fazla harcıyor?

Konut politikalarında yüksek harcama yapan ülkelerin birkaç ortak özelliği bulunuyor.
Bunlardan ilki güçlü refah devleti geleneği. Kuzey Avrupa ülkelerinde devlet, vatandaşın
temel yaşam maliyetlerini desteklemeyi sosyal politikanın önemli bir parçası olarak görüyor.

İkinci unsur, şehirlerdeki kira seviyelerinin yüksek olması. Özellikle büyük metropollerde kira
maliyetleri hızla arttıkça devlet desteği de artıyor. Son yıllarda Avrupa’da konut fiyatlarının
yaklaşık yüzde 64, kiraların ise yüzde 21 oranında yükselmesi bu baskıyı daha da artırmış
durumda.

Üçüncü faktör ise sosyal konut politikalarının tarihsel geçmişi. Örneğin bazı ülkelerde sosyal konutlar toplam konut stokunun önemli bir bölümünü oluşturuyor ve bu da kamu
harcamalarını doğal olarak yükseltiyor.

Konut krizinin büyüyen etkisi

Bugün sosyal konut ve kira yardımları yalnızca düşük gelirli kesimler için değil, orta sınıf için
de kritik hale gelmiş durumda. Avrupa’nın birçok şehrinde bir kişinin maaşının büyük kısmı
kiraya gidiyor. Bu durum, hükümetleri daha kapsamlı konut politikaları geliştirmeye zorluyor.
Dünya genelinde benzer tartışmalar yaşanıyor. Örneğin bazı ülkelerde sosyal konut
üretiminin yeterli olmaması, kiraların hızla artmasına ve bekleme listelerinin uzamasına
neden oluyor. Bu nedenle birçok hükümet yeni sosyal konut projeleri, kira destek
programları ve konut finansmanı reformları üzerinde çalışıyor.

Türkiye açısından anlamı

Türkiye’de de son yıllarda kira ve konut fiyatlarının hızlı yükselmesi, sosyal konut
politikalarını daha önemli hale getirdi. Özellikle büyük şehirlerde kiracı sayısının artması ve
konut maliyetlerinin gelirlerin önemli bir bölümünü oluşturması, kamu desteklerinin rolünü
daha görünür kılıyor.

Uluslararası veriler, sosyal konut ve kira yardımlarının sadece bir sosyal politika değil, aynı
zamanda ekonomik istikrar aracı olduğunu gösteriyor. Konut erişimi kolaylaştıkça iş gücü
hareketliliği artıyor, şehirler daha sürdürülebilir hale geliyor ve toplumsal eşitsizlikler bir
ölçüde azaltılabiliyor.

Sonuç

Konut, günümüz ekonomilerinde en kritik sosyal ve ekonomik meselelerden biri haline
gelmiş durumda. Avrupa’da ortalama kişi başına konut desteği yaklaşık 148 euro seviyesinde olsa da ülkeler arasında çok büyük farklar bulunuyor. Bazı ülkeler yüzlerce euro harcarken, bazıları oldukça sınırlı kaynak ayırıyor.

Bu tablo, konut politikasının aslında ülkelerin ekonomik tercihlerini, refah devleti anlayışını
ve şehirleşme modelini yansıtan bir alan olduğunu ortaya koyuyor. Önümüzdeki yıllarda
artan konut talebi ve şehirleşme baskısı düşünüldüğünde, sosyal konut ve kira yardımlarının kamu politikalarının merkezinde yer almaya devam edeceği açık görünüyor.

Kaynak: Euronews

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar

[email protected]

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum