ÖĞRENCİLER İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE DUYARSIZ KALMADI
Özel Bahçeşehir Okulları Kuzey Kampüsü öğrencileri, Ege Bölgesi özellikle de İzmir’de önemli seviyede kendisini hissettiren kuraklığa karşı harekete geçti.
Özel Bahçeşehir Kuzey Kampüsü Anadolu ve Fen Lisesi öğrencileri bu eğitim yılında Türkiye Çevre Eğitim Vakfı’nın (TÜÇEV) yürüttüğü “Young Reporters of the Environment (Çevrenin Genç Sözcüleri)” programına katıldı.
Öğrencilerin küresel iklim değişikliği ve gıda krizine karşı farkındalık yaratmak istediklerini belirten Özel Bahçeşehir Okulları Kuzey Kampüsü Coğrafya Öğretmeni Evin Eren, öğrencilerin Menemen'de yaptıkları ziyaretler ve bilinçlendirme çalışmaları hakkında bilgi verdi.
MENEMEN'DE SAHA ZİYARETLERİ YAPILDI
Eren, “Öğrencilerimiz, İzmir’in Menemen ilçesindeki Ahıhıdır Mahallesi ve Hade Biyoteknoloji Laboratuvarı’na giderek yaşanan kuraklığın üretilen ürün çeşidini, ürün miktarını, ve çiftçiye olan etkilerini yerinde inceledi. Öğrencilerimiz, ayrıca Menemen Tarım İlçe Müdürlüğü, Hade Biyoteknoloji Laboratuvarı yetkilileri ve çiftçilerle de görüşerek kuraklığın boyutunun ürkütücü bir halde olduğunu gözlemledi. Kuraklığın insanlığa ve diğer canlıların yaşamına etkisinin çok kısa zamanda görüleceğini de araştırmaları sonucunda elde ettikleri veriler sayesinde analiz etti. İlk olarak bölge halkını bilinçlendirmeyle işe koyulan öğrencilerimiz daha sonra daha farklı çözüm yolları bularak geniş alanlarda seslerini duyurmak için büyük çaba sergiledi” diye konuştu.
KURAKLIK GIDA GÜVENLİĞİNİ DE TEHDİT EDİYOR
Elde ettikleri veriler sonucunda 'Çevrenin Genç Sözcüleri Projesi' için küresel iklim değişikliği ve gıda kriziyle ilgili bir proje hazırladıklarını da kaydeden Evin Eren, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kuraklık, iklim değişikliğinin etkisiyle giderek artan ve gıda güvenliğini tehdit eden ciddi bir sorun hâline gelmiştir. Azalan su kaynakları ve bozulmuş üretim koşulları, hem tarımsal verimi düşürmekte, hem de besin değerlerinde azalmaya, toksin oluşumu ve ağır metal birikimi gibi sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Bu durum özellikle gelişmemiş bölgelerde yetersiz beslenme, gizli açlığa ve hastalıklara sebep olmaktadır. Gelecekte, kuraklığın gıda fiyatlarını yükselteceğini, tedarik zincirlerini zorlayacağını ve bazı bölgelerde göçleri hızlandırarak sosyal eşitsizlikleri artıracağı öngörülmektedir. Günümüzde insanlar kuraklığın ve gıda kıtlığının kendilerinden çok uzakta olduğuna inanıyor; ancak yağışların son yıllarda azalması, yiyeceklerin eskisi kadar taze ve lezzetli olmaması bile bu tür felaketlerin önemli sonuçlarıdır. Asıl tehlike ise geri dönüşünün olmayışındadır. Bu nedenle kuraklıkla mücadele; su yönetimi, iklime dayanıklı tarım, teknolojik yenilikler ve güçlü gıda güvenliği politikalarının birlikte uygulanması önem taşımaktadır”







FACEBOOK YORUMLAR